Sezen Aksu

Sezen Aksu Günlüğü

Laklak - 17

Efenim son zamanlarda tesadüfen birkaç programdır aynı patronla çalışmak durumunda kaldım ve bu çalışma süreci içinde de yaz kış aynı gri safari takımını giyip yine aynı pabuçlarının arkasına basa basa dolaşan patronumun sürekli "Zarar ediyorum, kazanamıyorum. diye ağlaştığını gözlemledim. Adamcağız ağlaşıyor ki ne ağlaşmak. "Yandım Allah, bittim Allah, gitti paracıklarını,amanın beni ancak filanca kurtarır". Tesadüfen öğrendik ki filancaya da ağlaşıyormuş aynen. "Mahvoldum perişan oldum, beni ancak falanca kurtarır" diye.

Kabloları biraz geç de olsa bağladık tabii Üstünüze perhiz. Artiz dediğin işin iyi olduğunu hem de kendisi sayesinde iyi olduğunu çaktı mıydı yandın. Onun için artize ağlaşacaksın. işi kötü gibi, zarar ediyor gibi göstereceksin ki fiyatlarını artırmasın bir hatta ve hatta nedamet hisleriyle zararını karşılamak için bir iki gün çalışsın ilerisi için de asgari tarifeden sözler vermeye mecbur olsun. Kendisiyle son çalışmamızda;

-Eeee patron dedim,bu defa bir şey demezsin artık., bak bahçe tıklım tıklım. Lafi bitirmeme kalmadı efenim, indirdi kaşlarını aşağı doğru bir acıklı ifade yerleşti ki yüzüne bende yürek parça parça.

-N’oluyoruz patron dedim, bir felaket mi var Allah esirgesin: "Sorma" dedi. Bizim tok evin aç kedisi patroncuk "Kadronun maliyeti yıktı beni gene zarardayım aç kaldık aaaç"

Gel de içinden yok devenin pabucu deme. Efenim bu noktada bu iş nasıl yapılır, nasıl kadro oluşturulurve  o kadro nasıl çalıştırılır aynen kaptım. Püfünü. Önce kadronun assolistini tayin edeceksiniz sonra da onun karşısına geçip kaşlar aşağı, gözler mahzun pozisyon alacaksınız.

-Aaaaahhh., aaaahhh, aaaahhh bheu. bheu… Hüngüüür, hüngüüür nüngüüür. Vaziyet müşkül hanımefendi çok müşkül, zarar ziyan mahvetti bizi  hep o sizden önce çalışan şırfıntı yüzünden. Zangır  zangır zangır (Patron sinirlendi) zaten bilmem kimle de atıtı patıtı.

Pozisyon iki…. Aaaahhh aaahhh bütün ümidimiz sendeniz gibi bizatihi asil bir hanımefendide. Ekmek parası bekleyen bu insanları aç koma ey vicdanlı kadın. Ben zaten hep söylemişimdir en büyük solist sensindir diye. Ötekiler tüh kaka tüh kaka.. Zati Yuh onların suratına…Püh onların suratına.

Yeni kadroya eskisinden yana yakıla şikayet edeceksiniz. Bu arada en önemli nokta üstünüzde ki elbiseyi her devir sabit tutmak.

Gelelim ikinci konumuza…
Efenim sayın filanca izmirli bir gazetecidir. Kendisinde sansasyon gazeteciliğiyle ilgili çok önemli bir potansiyel mevcut olup bu potansiyeli ile vaktiyle anacığıma zona tabir edilen bir sinir uçları iltihaplanması geçirtmiştir ki anam kendisini hala saygıyla anar…

Önce size olayı şöyle bir özetleyi vereyim, Eşimle ilişkimizi nasıl bir biçimde ve nasıl yürüteceğimizi tartıştığımız ayrılmayı da alternatiflerden biri olarak düşündüğümüz dönemde, kendileri benim okul arkadaşım annemin talebesi olmak zahabivle evimize teşrif buyurmuşlar. Dertleşmeye geldim bir şeyler duydum çok üzüldüm ayrılıyorlar mı diye.

Eh benim anamın işi öğretmenlik ne anlar filancanın gazeteciliğinden. Bir yandan ağlayarak başlamış anlatmaya.

-Çok üzülüyorum evladım, inşallah bir çözüm bulurlar ayrılırlarsa yazık olacak.

Bu arada kadim dostumuz filanca nikah resim lerimizden birini göğsüne bastırıp anamla beraber burnunu çekiştire çekiştire "Ah hocam ne olur şu resmi bana verin, ikisi de arkadaşımdır. Hatıra kalsın bende" diyerek alıp götürmüş resmi.

Bu olayın birinci perdesi, ikinci perdede bir sabah bir televizyon programı için çekilmiş ağlamaklı kocaman bir resmim kadın dostumuzun hatıra olarak
aldığı resimle birlikte ayrılıyorlar başlığıyla bir televizyon dergisinin iki sayfasını süsleyi verdi.

Kocam hâlâ nasıl olup da böyle bir reklama tenezzül ettiğimi düşünüyordur herhalde.

Kendisi üç yıl sonra nereden mi aklıma geldi. Hatunun şu anda yazı yazdığı İzmir Gazetesi tesadüfen elime geçti geçenlerde. Kapak Bülent Ersoy. Yazı Bülent Ersoy’un çelişkisini sanatını, kişiligini, dramını vıcık vıcık ederek satmanın ve de en önemlisi Ersoy’u meselesini sahiplenemeyecek durumda olduğu. Bu en zayıf döneminde ilerisi ile ilgili yorumlara ve boyutlara getirmenin tipik bir örneği ve kültürel alandaki yeri ise bu işin uzmanları için başlı başına bir yazı dizisi zaten. Gazetenin içinde bir yerlerdede güya benimle gerçekten yapılmış tam sayfa bir röportaj var. Sözum ona bütününde övüyorlar beni. Ancak benim gerçekten cevapladığım yalnızca iki soru var koca sayfada.

Neyse bana bu yazıyı yazdıran asıl neden hanımefendinin Bülent Ersoy’un birlikte çalıştığı sanatçı arkadaşlarına şu seslenişi "Ey siz, kendi cinsiyetlerine karar verememiş ne idüğü belirsizler, Bülent Ersoy’un bu halinden siz utanın, siz utanın." Bu hanımı gazeteciliğinin ticari zihniyetle Bülent Ersoy olayını dramatize etmesinin bir başka ilkel boyutu.

Sevgili Laklakçılar, ben sözü geçen hanımı uzun yıllardır tanımak şansına nail oldum. Artistlerle şarkıcılarla enseye tokat ilişkilerde muhabbet kapan bu hanımın kendisiyle ilgili o çok yoğun sevimsiz dedikodudan söz etmek aslında sizlere daha iyi fikir verebileceği halde bize yakışmayacağı için es geçiyorum. Benim ağzımdan "Evlilik dışı beraberlikten yanayım" diye beyanat verecek kadar fitursuz olan bir hatunun kendi yaşamında daha da geniş olacağını kavramak güç değil sanırım.

Ancak önemli olan sözü geçen filanca değil filancalar olduğundan dostumuzu toplumsal biri kimini, genel bilgi birikimini ve onun Bülent Ersoy olayına bakış açısını hazırlayıp belirleyen kendi kültürünü yeni den gözden geçirmesi için uyarmamız gerektiğine inanıyorum.

Halk bu tür anlayışların kendi yaşamına kültürüne hangi amaçla ve nasıl yansıdığını sağduyusuyla öyle bir kavrıyor ki bugün için kısa vadede size para kazandıran saldırganlığınız yarın size yonelik bir hoşgörüsüzlüğe ve güvensizliğe dönüştügünde kendinizi onarmaya değil yeniden yaratmaya zorunlu kalabilirsiniz hatuncum.

Sevgili okul arkadaşım sana iki önerim var. Biri sayın Çetin Altan’ın geçen haftalarda yayınlanan "Gazetecilik ve İnsancıllık" adlı yazısını okuman. Diğeri de Sayın Mete Akyol’un şu günlerde televizyonda hazırlayıp sunduğu bir program var ya, o programı seyretmen.

Bu işin nasıl yapılacağı ile ilgili bir fikir verebileceğini umuyorum sana…

Sevgilerimle.

Leave a Reply »»